15.06.2026 TROY GÜNLÜK BÜLTEN
HÜRMÜZ’DEN ESEN RÜZGÂR
Kıymetli metaller haftaya oldukça güçlü bir görünümle başladı. ABD ile İran arasında anlaşmaya varıldığına yönelik haber akışı ilk etapta jeopolitik risklerin azalması anlamına gelse de, fiyatlamalar daha çok petrol, enflasyon ve faiz beklentileri üzerinden şekillendi. Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılacağına dair beklentiyle petrol fiyatlarında sert geri çekilme yaşanırken, bu durum küresel enflasyon baskısının hafifleyebileceği düşüncesini güçlendirdi. Altın 4.330$ seviyesine yükselerek %2,63 değer kazandı. ABD-İran anlaşmasıyla savaş riskinin azalması normal şartlarda altını baskılayabilecek bir gelişme olarak değerlendirilebilirdi. Ancak bu kez piyasa daha çok petrol ve faiz beklentilerine odaklandı. Petrol fiyatlarının düşmesi, enflasyon endişelerini hafifletti. Bu da Fed’in faiz artırma ihtimalini zayıflattı. Faiz baskısının azalması ve doların değer kaybetmesi altını destekledi. Bu nedenle altındaki yükseliş sadece güvenli liman talebinden değil, aynı zamanda daha düşük faiz beklentisinden de kaynaklandı.
Gümüşte hareketlilik hız kesmedi. Fiyat, 70,41$ seviyesine yükselerek %3,54 değer kazandı. Çin’de gümüş fonlarına gelen yoğun talep de fiyat hareketini hızlandırdı. Ancak bu kadar hızlı yükseliş, beraberinde daha sert dalgalanmaları da getirebilir.
Platin ve paladyum da haftaya yükselişle başladı. Platin 1.775$ seviyesine çıkarak %3,39 artarken, paladyum 1.331$ seviyesinde %3,62 prim yaptı. Kıymetliler genelinde görülen güçlü alımlar bu iki metali de destekledi. Ayrıca sanayi ve otomotiv sektörüne yönelik talep beklentileri fiyatlara olumlu yansıdı.
Bundan sonraki süreçte iki başlık öne çıkıyor. İlki, ABD-İran anlaşmasının gerçekten uygulanıp uygulanmayacağı ve Hürmüz Boğazı’ndaki akışın ne kadar hızlı normale döneceği olacak. Çünkü boğazın açılması ile ticaret akışının tamamen eski düzenine dönmesi aynı şey değil. Sigorta maliyetleri, lojistik güven, liman yoğunluğu ve fiziki akışın yeniden kurulması zaman alabilir. İkinci önemli başlık ise Fed tarafı. Bu hafta merkez bankalarından gelecek mesajlar, özellikle faiz beklentileri üzerinden altın ve gümüşün kısa vadeli yönünde belirleyici olabilir. Genel tabloya bakıldığında kıymetli metallerdeki yükselişin tek bir nedene bağlı olmadığı görülüyor. Jeopolitik risklerin azalması, petrol fiyatlarının düşmesi, doların zayıflaması, faiz beklentilerinin gevşemesi ve fiziki talebin güçlü kalması aynı anda fiyatlamalara yansıyor.